kamu10com @ gmail.com

2012 yılında ülkemizde yaşanan iş kazası ve meslek hastalıklarını önlemek amacıyla hazırlanan ve iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi yetiştirerek yeni bir çalışma sistemi oluşturmak için yapılan düzenlemeler tam olarak hayata geçemiyor.

2017 Haziran ayının Meclis gündemini belirleyen Zeytinliklerle ilgili düzenlemeleri içermesi ile tartışma yaratan torba yasaya eklenen 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunundaki erteleme maddesi çalışma hayatını ve işverenleri olumsuz yönde etkileyecek. Aynı kanunun aynı maddesinde yapılacak dördüncü erteleme ile Temmuz 2017’de başlaması beklenen az tehlikeli işyerlerinde ve Kamu kurumlarında İSG Profesyoneli istihdamı 2020 yılına erteleniyor.

50’den az çalışanı olan az tehlikeli işyerleri ile kamu işyerlerinde 2020 yılına kadar iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi çalıştırılmasının zorunlu olmaması bu işyerlerinin işverenleri açısından ilk etapta müjde gibi algılansa da durum pek öyle değil.

Öncelikli olarak şunu bilmek gerekiyor; iş sağlığı ve güvenliği kanunda yapılan erteleme işverenlerin kanunun getirdiği sorumlulukları değil, bu konuda rehber olacak uzmanların çalıştırılması zorunluluğudur. Daha açık belirtmek gerekirse, işverenler kanuna göre işyerlerinde başlıca şu çalışmaları yerine getirmek zorundalar:

Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri yapılması kanunun ilk çıktığı günden bu yana bir zorunluluk ve yapmayanların çalışan başına ödeyecekleri ceza 2017 rakamlarıyla 547 TL’dir.

İşverenlerin İş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili tedbir alması ve çalışanları korumak için faaliyetler yürütmesi bir zorunluluk ve bundan dolayı meydana gelecek bir kazada ödeyecekleri ceza 2017 itibariyle 2.702 TL.

Diğer önemli sorumluk ise risk değerlendirmesi yapmamak ve cezası da 6.083 TL. Riskleri belirlemek amacıyla gerekli ölçüm ve kontrolleri yaptırmayan işveren de 2.026 TL ceza ödemeye adaydır.

İşyerinde meydana gelebilecek acil durumları belirleyip gerekli önlemleri almayan işveren 2017 yılında 1.350 TL idari para cezası ödeme tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Listeyi maddelerce uzatmak mümkün, çünkü sorumluluklar bunlarla sınırlı değil, merak edenler 6331 sayılı isg kanununa göre 2017 yılında uygulanacak idari para cezalarını araştırabilirler.

Bu noktada yapılan erteleme ile işverenler bu sorumlulukların da ertelendiği gibi büyük bir yanılgının içine düşmemeli, çünkü yapılacak erteleme bu sorumluluklara değil, bunları yapabilmeniz adına sizlere rehber olmak için yetişmiş iş güvenliği uzmanlarının istihdamı konusundadır.

Bazı işyeri sahipleri nasıl olsa herhangi bir denetleme yapılmaz ve hem iş güvenliği çalışmaları için yapılacak harcamalar hem de cezalarla karşılaşmayız düşüncesine sahip olabilir. Eğer işyerlerinde herhangi bir kaza meydana gelmeyeceğine garanti verebilen varsa bu şekilde düşünebilir, ancak şunu bilmek gerekiyor ki iş kazası demek sadece madenlerdeki patlamalar veya inşaatlardaki kazalar değildir. Mesela pek kaza ihtimali verilmeyen bir kafenin mutfağındaki yağlı zeminde kayarak kolunu veya bacağını kıran bir çalışan iş kazası geçirmiş demektir. Bu aşamada gerekli önlemleri almamış olan işveren, iş göremez hale gelen çalışan için yapılan sosyal güvenlik harcamaları ve tazminatları ile radara yakalanmış ve yukarda sıraladığımız her bir sorumluluk açısından incelenerek kabarık bir fatura ile karşılaşacak demektir.

Elbette sorumluluğunu ve karşılaşabileceği tehlikeleri bilerek gerekli önlemleri alan, zorunlu olmasa da isg konusunda profesyonel destek alan işverenler kendilerini ve çalışanlarını korumuş olacaklardır. Bu noktada özel işyerleri profesyonel desteği alma konusunda zorunlu olmasalar da özgürdürler.

Ancak zorunluluğun ertelenmesi en çok kamu kurumu işverenlerinin elini kolunu bağlamış olacaktır. Çünkü, zorunluluk olmaması kamu işverenlerinin iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmelerine engel olacaktır. Bu durumda aynı sorumluluklara sahip olan kamu işvereni meydana gelebilecek bir iş kazasında sorumlu tutulabilecektir.

Netice itibariyle kanunda yapılması düşünülen uzun süreli erteleme işverenleri geçmiş yıllarda olduğu gibi sorumluluklarını yerine getirememe sonucu oluşan sıkıntılarla baş başa bırakacaktır. Çalışma bakanlığı tarafından erteleme konusunda yapılan iki savunma göze çarpmaktadır.

Bunlardan birincisi işyeri hekimi sayısının yetersiz olması iken diğeri de tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerine odaklanmak istiyoruz açıklamasıdır. Öncelikli olarak şunu belirtmeliyiz ki bahsettiğimiz ve kanunun getirdiği sorumlulukları yerine getirme konusunda öncelik iş güvenliği uzmanı istihdamıdır. Meslek hastalıkları konusunda daha az ihtimali bulunan az tehlikeli işyerlerinde çalışanların sağlık hizmetleri zaten var olan Aile Hekimleri tarafından yerine getirilebilir. Bunun için az tehlikeli işyerlerinde ayrıca işyeri hekimi görevlendirme zorunluluğu ertelemek yerine tamamen bile iptal edilebilir.

Diğer konu olan tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerinde yapılacak çalışmalara daha fazla odaklanarak, bu işyerlerindeki kazaları önleme gerekçesi de çalışma bakanlığının iş kazalarının sebeplerini yeterince analiz edemediği anlamını taşıyor. İş kazalarının yüzde 80’i kişisel hatalardan yani güvensiz davranışlardan meydana gelirken, bu kültürü aşılamanın yolu az tehlikeli işyerleri olan yani geleceğin çalışanlarının yetiştiği okullarda yapılacak faaliyetlerdir. Kamu kurumlarında iş güvenliği faaliyetleri yerine getirilmezse toplumumuzda iş güvenliği kültürünü yerleştirmek pek mümkün görünmemektedir.